10 Eylül 2010 Cuma

dışarı yutkunmak

yuvarlak dünyada herşey kaygan
üzerine sorumluluk koysan durmaz sadakat saygı hiç bir şey  var olmaz, yokta olmaz
pislik hep yeni pislikleri getirir
yıkanmaz arlanmaz
yeşillik dibine kaçar
içine öter bülbül
ses çıkarmaz hareketinde hayır olmaz
bulutlar sarmış etrafını tutmaya çalışmakta ferahlık içinde; bulutlar dışa bakmakta
içini unutmuş
içerde volkan tütüyor hava hep kararıyor
bir küçüçük fıçıcık hep ağlamakta
ekmek çalmayı isteyip tok gururuna yenilmekte
insanlar hem sevip hem parçalamakta
yapıp bozmakta ve bu oyun varoluştan yokoluşa devam etmekte
her oluş yine bir olmayışı getirmekte
her zaman bir kaybı çağırmakta
insanoğlu oğlunu kızını deşmekte
insanlar negatif rüyalarıyla süslemekte dejavularını
örtülenmiş örselenmişliklerini saklayıp midelerinde boğazlarında yumruk hissetmekteler
iliklerinde kurumuş bir çoğu
sevgisiz yolsuz yüreksiz gurursuz bir ton ceset
doldurmakta gezegeni
ellerine kılıç niyetine kan almaktalar
güç kudreti vicdanlarını ezerek almaya çalışmak zihinlerine yerleşmiş
gözleri köle etmiş zirvelerine tapınmaktalar
kor gibi yanmalıydı oysa yürekleri aydınlık yolları
zincire vurulmuş zindanda onurları
bir kadın kadar yüce olmalıylı sadakatleri
böyle olsaydı olurdu cesur çocukları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder