uzun dönem taş taş üstüne koyamamış kuş içimde,
dışımda betonlaşıyorum.
çimlerim içime büyüyor, zarar ediyorum tohumlarımdan.
tek fidan başladığım yaşamıma filizleniyorum.
en başı gözümün önünde tutuyor daha az karbondioksit yutuyorum.
suyla günde 1 kere buluşuyor ona duyduklarımı anlatıyorum.
onun hakkında neler dediğini oksijenin.
onunla bir ilişki içindeler ama çok farklılar
konuyu onlara getirip kendime dem vuruyorum gam vuruyorum.
gözlerimin önünde bir film oynuyor ben anlatırken,
bir adamla bir kadın sevişiyor sigaralarını yakıp ayrılıyor eşlerinin yanlarına gidiyorlar.
eşlerine sarılıyorlar ve onları ne kadar sevdiklerini betimleyerek söylüyorlardı...
kadının teni şaşmış olacak ki duruma dokunamadı beyin vücuduna
diğer tarafta evine giden adamda güzel karısının sarılamadı yatarken beline.
film bu karelerle sona koşarken bir koku takılıyor sesiyle gözlerime.
galiba bir bale sanatçısı; yoksa kuğu gibi nasıl böyle bembeyaz gelebilir.
her adımında umut vadediyor,
elleri her adımında öyle güzel kanatlanıyor ki
yüzünü seçemiyorum, kaldı ki bakamıyorum bile.
adımlarında yaptığı o ufak modern dansta hayatı keşfediyorum sanki
elleri uzanıyor beklenmedik kafama dokunuyor.
"aman ALLAH'ım diyorum beni çocuk gibi mıncırıcak sanırım"
saçlarımı dağıtıyor.
anlam veremiyorum.
elini bağrına götürüp kolyesini çekip çıkartıyor
ellerimi açıyorum şükreder gibi,
elime bırakıyor.
ellerimi hiç bu kadar güzel görmemiştim,
pamuk prenses masalda belkide intihar ediyor.
kolye kapaklı. açıyorum,
2 vesikalık çıkıyor
biri benim, biraz saçlarım falan beyazlamış
kendimi tanıyorum.
fakat diğeri genç bir hanım efendi
çokta güzel bir bayan
anlam veremiyorum.
ne yani o yaşta bu gençle mi evleneceğim?
deşifre edemiyorum.
telaşla suya anlatıyorum hemen.
"al benden iki yudum" diyor, alıyorum.
kinayeli anlatır gibi lafa başlıyor. "bu senin özlediğin geleceğin" dedikten sonra ister istemez gülüyorum.
"hayatımın kaynağı" diyorum "ne dediğinin farkında mısın sen? yoksa şaka mı bu?"
cevap veriyor
"senin hayalini kurduğun, istediğin ve sonunda bunu beklerken özlediğin şey"
susuyorum...
kızım ve kendime bir daha bakıp bir, iki damla ağlıyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder