fikirlerde ufacık etmek var ülkeleri
ellerindeki şekeri almak kendi şekerlerini kullanmamak var akıllarında
ve inanç uğruna cihad var
bileksiz silah var ellerinde
gözlüklü ajanları var
fiskosta fiskos
uçakları var kendi göğünü delenlerine atılan
tanrım senin işinede karışır olmuşlar
deprem dediler bize ama adı başka
adını ben şey koydum
ibnelik koydum
aklım almadı yeri sallayıp apartmanları yıkıyormuş silahları
o kadar korkaklar ki tanrım
senin üstüne iftira atıyorlar
cehennem
bazen cidden aklıma geliyor
ben anlatmaya çalışırken hatamı; insanları kırdım diye üzülüyorum
fakat adamlar bir bebeği bir aileyi bir mahalleyi bir kasabayı bir köyü
bir şehri bir ülkeyi yerli bir etmeye kalkıyorlar
karşılığında sanki gençlik iksirini alacaklarmış gibi
sanki bu benzin hiç bitmeyecekmiş gibi
sanki kuzu bir gün diş göstermeyecekmiş gibi
sanki kuyu onlarıda yutmayacakmış gibi
sanki cinderella her gün yer silecekmiş gibi
tanrım elindeki sopa her gün bir yerde başlarına vurduğun yetmemiş
önlerine bakmaktan yukarı bakamaz olmuşlar
kendi çocuklarının dışında her çocuk ölmeyi genç yaşta hak etmiş sanki
yol uzun
yol dar
harita kaybolmuş
ışık solgun
bayram kutlamamaya kadar gitti iş
yapanın yanında kaldı
tavlayı koltuk altımıza verip gönderecekler bizi
elimizde yüreğimiz var
ağzımızı bıçak açmayacak yakında
yarın bayram
yarın bayram ve ben elimde bayrak yürümek istiyorum sokaklarda
elimde bayrak elimde yol arkadaşım yürümek istiyorum sokaklarda...
ve eminim yanımda yakınımda kürdü ermenisi lazı çerkezi
sünnisi alevisi...
mekteplisi alaylısı
çocuğu annesi
yaşlısı ergeni
birlik kokan o güzel havada her kendini türkiyeli gibi hisseden herkes
sokakları kırmızıya boyayacağız...
yarın bayram...