23 Aralık 2020 Çarşamba

Lu-borç

Motorumu satıyorum. Borç yiğidin kamçısıdır. Borçlu ise yemektir. Yiyiciler o kadar aç ki. Yiğidin kamçısı; bunu  fakir biri söylemiş olamaz. Bunu aksine ulu yöneticiler ağızlarından bal damlayarak söylediler. Ben borçluyum, etrafımdaki herkes borçlu. Şöyle kendi adıma yaşamayı daha çözemediği, yemeklere ve nesnelere tamah ettiğim için borçluyum. Yoksa dağda yaşar bu işi çözerdim. 
   Fakat aklıma gelmezdi bu kadar midelerinin gururdadığı.. tüm dünya yı hasta edecek kadar. Hastalere sokup öldürecek kadar. Aşı yapıp öldürecek kadar. 
  Fakat güzel bir gelecek istesem bende nüfusu azaltır mıydım acaba? Yaşamayı bilmeyen aymazları yok eder miydim?

6 Aralık 2020 Pazar

20-20 yok

Tam sevişicez bir ölüm haberi 
Tuvaletteyim sağ elimle kağıda uzandım o bitmiş, bittiğine içerledim. Tam düşüncelere dalarken bir haber biri ölmüş. Hayır ne kadar bazı anlarda ölüyoruz. Öldürülüyoruz. Açık ara fena avlanıyoruz. Kalan sağlar artık bizden değil. Her kalan artarak geri dönüşemeyen olarak devam ediyor. Sokak ya haddinden fazla kalabalık ya da kimse yok. Tam yapılan sebzeli makarnadan ilk lokmayı alacağım biri ölüyor. Hayır tam da nasıl ölüyorsunuz? Hastaneler artık öldürüyor, biliyorum. Yani tam ölmemizi sağladıkları için teşekkür edeceğiz de anlamadığım tam sevişicez bir ölüm haberi. Ya insan sevmeden sevişmeden .... Ölüm haberi almasak seveceğiz de .... Ya tam Ferhan Şensoy usta sorulara cevap veriyor o ara 10 kişi yola düşüyor. Vuruluyor. Ya çıplak ya çok giysili.
 Dilim de ıslaklık kalmıyor. Düşüncelerim kuru, başım yerde , dizimi dövüyorum. Biri ölüyor. Karanlık biri oluyorum. Her susan ölüme katkı ,vergi, destek veriyor. Pastaların en çikolatasını yiyen cepleri şiş amcalar ölmüyor , ölemiyor. Salanınca evler olan fakir beyinciklere oluyor. Bu beyincikler ne reklam ama ne reklam oluyorlar? Ben telefonla yazıyor spotify dinliyorum. Kitap okunamıyor. Dert giderek olgunlaşıyor. Dada dada dadaizmin yanağına bir buse olsun. Ben gidiyorum.
Giden yazar ayağında bebek sallar. Sevgilisi balkonduvarına  resim yapar. Büyük çocuk televizyonda . 
Hayat var öyleyse ölelim diye kelimeleri yanyana getiresi geliyor yazarın , Okuyucu görmeyecek olsada 

10 Temmuz 2020 Cuma

T-araf

Bir gün gelecek öyle bir öleceğim ki...
Kimse de gelip başıma ne gitti be diyemeyecek
Mesela bir öleceğim üslupsuz bir avukat dava açacak "arkadaş böyle ölünür mü?"
Mesela bir fırıncı "fırına atayfın kendini"
Mesela bir çöpçü "poşet yapsaydın açıkta kalmış"
Mesela bir sürücü "tekere değdirmeseydin"
Bir gün öyle bir öleceğim ki sen ben bizim oğlan halay çekeceğiz.
Sonra beni karşı ödemeli kargoya verecekler.
Üstünde doğum günü hediyelerinin üstüne konan kurdele olacak. 
Rengi beyaz.
Rengi beyaz çünkü şehrim çok sıcak.
Mesela bir aşçı "yanına havuçta doğrasaydık"
Mesela bir marangoz "iyi yontulmamış"
Mesela bir şair " ölüm onu ayırıncaya değin ne güzel ölmüştü... 1, 5, 10 defasında hep yaşayarak gömülmüştü."
Ben öyle bir öleceğim ki skor tabelada olacak, taraftara kayarak  "oley" çekeceğim...

13 Mayıs 2020 Çarşamba

Too Hot To Handle (çok ayıp)

   Evet gerçekten çok ayıp...Bir öğretmen böyle bir şey izler mi? Drama camiası üstüme gelecek...Oyuncu arkadaşlarım...Vegan ve vejeteryanlar...Entellektüel arkadaşlarım... ( velilerim :/ )Ayıp Derviş , hemde çok ayıp...
Eveett... çok güzel kadınlar ve erkekler... birbirlerine dokunmadan biri süre geçirip para kazandılar. Çoğu zaman dokunmadan edemediler. Ve bende oturup izledim. 9 bölüm. Yani niye izledim... evet güzel olmak izlenilebilir bir şey...Farklı olmak... kaslı olmak , büyük dudaklı olmak...Estetik olmak... altın orana yakın olmak... yani Dünya da elle tutulabilir olmak ne kadar kıymete bindi, suçlu ben değilim... Yalan değil 

   Türkiye versiyonuda yakında çıkar bence ... Hatta içinde olmak hatta ben yapımcısı olmak isterim. Bence kesinlikle tutar. ha ayar yapılması gerek , nasıl? Kesinlikle bir kere bırakın sex yapmayı, öpüşmek bile olamaz. Sınır sarılmak olur. El ele tutuşmak tamam ama sarılmak yok. Evet sınırımız bu ise. Karakterleri sayalım

1. numara dedikoducu kadın.  / Meslek bankacı
2. numara inançlı kapalı giyinmeyi tercih eden bir kadın. / Meslek 
3. numara gözlüklü ve genç bilgili kadın meslek / psikolog
4. numara yaş olarak daha büyük az konuşan kadın / Meslek hemşire
5. numara aşırı kural bozucu kadın / Meslek gece kulübü işletmeci

6. numara kaslı boş muhabbet erkek  / Meslek işsiz
7. numara inançlı mutasıp erkek / Meslek ahşap atölyesi 
8 numara ana kuzusu erkek / Meslek babasının işletmesini yürütücü
9 numara kendine fazla güvenen yakışıklı erkek / Meslek manken
10 numara az konuşan izleyici erkek / Meslek aşçı


evet ve yapım başlasın .....


Bu arada 2 sene önce falan bir dizi izlemiştim 4 sezon izlemiştim sonra devam etti mi bilmiyorum. Bunun gibi bir köşkte 1 erkek 10 kadın ya da 1 kadın 10 erkek var. ve her flörtleşmeler dedikodular falan. Ama dizi bu yapımın Kamera arkasını daha çok işliyor. yani prodüksiyon bu yapımı nasıl yürütüyor , arka tarafta neler oluyor ve reytingi artırmak için ne gibi oyunlar oynanıyor gibi. O diziyide sevmiştim. Çok dramatik anlları vardı. Özellikle ana karakterin üstündeki fazlaca sorumluluk onu mahvetmişti. 
Hatta o dizinin ismini hatırlayanlar yotum kısmına yazıversin...:)

1 Şubat 2020 Cumartesi

UNCUT GEMS / BABİL

Ve iki üründe de dramatik nedenler ve o nedenlere bağlı zorunlu yolculuklar vardı. Tabi benim için en dramatik olan evlat. Bunu bir network marketing seminerinde dinlemiştim. Bir havuz var ve karşıya geçebilirsen 1 milyon ya da on milyon ya da 100 milyon tl kazanacaksınız hatta dolar diyelim. Ama havuz timsahlarla dolu. Aç timsahlarla. Atlar mısın? Kimse elini kaldıramadı tabi. İşte tuzak geliyor. Peki karşıya evladınızı koysak ne yaparsınız? En değerli neyiniz varsa onu koysak?. Havuzda en canavar ne olursa olsun sanırım atlardı. Yani hayattaki en berbat şey ve en değerli şey yanyana... İnsanoğlu tamah ettikçe batıyor. Şu ara hayatımda bende yaşıyorum. Kazandıkça bir işe yaramamaya başlıyor o nalet şey...