söze tam olarak bir kadının doğumundan başlamalıyım ki kısada tutacağım. evet her şey de olduğu gibi bir bayanı kadın ve kız diye ayırıyoruz. ki aldırmadığım, ilgilenmediğim, görmek istemediğim bir ayrımdır. bahsedeceğim şey bu değil. çocuk doğuyor ve anneyle vakit geçirirken hep bir bebek hayal ediyor. eline aldığını güzelleştiriyor. söz çok büyük, anlatacaklarım derin, hiç gizemli değil ortada, insanın en sevdiği müzik gibi anneler. işte benim annemde her dokunduğu şeyi güzelleştirenlerden. yazmama neden olan her banyoda elimdeki turuncu ve sarı renklerden oluşan banyo lifi oluyor. bütün vücudumu bembeyaz yapan ve kendimi melek gibi hissetmeme sebep olan o lif. annem ördü şehirden uzaklaşırken de çantama koydu. oysaki güzel annem daha hayatımda kendi hayatından neler koydu kader keseme. anne kazağı, anne kahvaltısı, anne uyandırılışı sabahları, anne dikkatli ol uyarıları, anne öpücükleri, anne sarılmaları, anne sevgisi, anne şen kahkahaları, anne vs. hayatının sonuna kadarda koymaya devam edicek biliyorum. annemin mesaisiyim ben. sanki benim üzerimde çalışıyor. annelerinizin hayatlarınıza neler koyduğuna bakın. sizin koyduğunuzu sandığınız fakat biraz daha geriye baktığınızda annenizin koymuş olduğu liflere bakın...sizi melek hissettirebilecek liflere...seni seviyorum kahvaltıda balım öğle yemeğinde patlıcan közlemem akşamsa kırmızı biberli yoğurtlu... elleri beni yaşatan, gözleri güzel annem....
CANIM ANNEME...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder