7 Şubat 2011 Pazartesi

cadılar ve bayramları

çıkardık kılıçlarımızı başladık yola, şarkılar söyledik, dere tepe düz gittik.
cadıların boş zamanları yoktur girdiler içimize
kadınların hoş zamanları çoktur erkekleri için
zayıfların yanında çok kaldık zehir olduk birbirimize
kibir olduk, kıskançlık çorbaları içtik sabahları geceleri
en hayal olduk dudakların ıslaklığında
ne boz olduk ne ak olduk ne al
saydam olduk aldık her zehri kanımıza...
kılıçlarımız bilendi sona yaklaşıldı
hedeflerimizi bulup işi bitirmekti plan
karanlığa mı düştük ne?
ses duydum
yardım istedi biri
gittikçe yaklaştı ses
gözlerim ışığı gördü
kılıç yüreğimi buldu
kılıcım yüreğini
çekmeden kaldık
çekemeden
arkamızı dönüp koşarak kaçalım demek istedim
o sıcaklık beynimi yaktı
yığıldım yere
peki midemi yakan neydi?
ayrılık çanları kulaklarıma basınç yapmak zorunda mıydı?
yalan rüzgarları alıp götürdü beklenmedik kugularımı
saldım sanrılarımı
kattım kararsızlığıma
yerden kalkamadım
yetmedi sevgim
ayrılık ağızda durduğu gibi durmaz demek istedim
öldüm