sen kapıydın üstü varaklı işlemeli bazı yerleri altın kaplamalı ben sadece açmaya çalışan. ben içerideydim, sen duruyordun. sen put gibi, eyfel kulesi gibi, çin seddi gibi duruyordun tapılası halinle. gözlerim gördüğü şeyde ne aradığını bilemiyordu her seferinde. besbelli aşıktı inan içinden çıkmayı istedi ama tattığı şey öyle garipti ki hem çıkmak isteyip kapıyı zorlamak hemde kapıya hayranlıkla bakmak zor oldu. hep kimseye acımadan kendime acıyarak geliyordum...sense öyle titanik'i deviren koca buz dağı gibiydin ki. burada her şey güzel sakın beni yanlış anlama ama çıkmak istiyorum sana bakmadan, seni görmeden kaçmak istiyorum
koca bir sessizliğin ardından.
-(ağlamaklı sesi küçülerek) 'ne olur!'
-(koca kapı sessizliğin sesini verir beyninin içine) ' '
-aaaa (sevinçli bir acıyla hiç değilse gözünün önünde olduğunu düşünür, ya bir gün kapı yok olmaya karar verirse!!!)
ağlamaktan uyuyakalışlarım sabahları vampire benzeyişlerim
burdayım herkesi burdan seviyorum annem, babam, arkadaşlarım, sevgililerim.şimdi her okuyan kendi değerlendirsin bakalım nasıl sevilmiş yada nasıl sevilirmiş? şimdi nelere kavga ediyorlar aileleriyle, sevgilileriyle, arkadaşlarıyla. saniyeler kapı karşısında inanın yıl. iyi değerlendirin!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder