bunlardan dolayı her an özür dilemek gelecek içimden
çoğunda dileyemeceğimden dolayı şimdi çok üzgünüm
düşüncelerimin hep arasında bu,
gece teninde güzel dolaşıp
sabah bu derde bulanmak
daha demin sevişip buz parçaları serpmek vücuduna
çok dert açıp çaresizce kalmak bir kuyunun dibinde.
saçlarını koklayıp bir özür dileyemeden göğe fırlamak
boyun eğmeden yerin dibine çakılmak
boyun eğmeden yerin dibine çakılmak
boynumdaki halattan vazgeçmeyeceğim
biliyorum kızımda elimden tutacak
biliyorum kızımda elimden tutacak
birlikte sorunlar çıkaracağız
bakışların;
güneş ışığını solduracak yüzüme
gecesini açacak gözlerime
ellerim kayaların içinde yemyeşil bitkiler arayacak
bakışların;
güneş ışığını solduracak yüzüme
gecesini açacak gözlerime
ellerim kayaların içinde yemyeşil bitkiler arayacak
ufkum önüme düşecek
şaftım bozulacak
senden bir özür dilesem 30 gün gece kutlayacak beyin hücrelerim
bir kısa ağaç yeşillense ne mutlu eder
zafer çığlıklarına hasret nefesim
seni terleyecek geceleri
sadece bir yol kalacak denemediğim
o hep öyle sessiz tasmasıyla elimde duracak
sabah kahvaltıları senli ama engelli olacak
içimde çalan müzik hep ağzıma gelecek ama dışarıya ket vuracak
kulaklarım fısıltılardan uzak yüksekli haberlerle dolacak
bundan 1 gün sonra ben daha inatçı olacağım zaman
ellerim daha keskin olacak
sözlerim daha inkar dolu
ben yine özürsüz olacağım |
ifrit kuşumu besleyeceğim
kuşku faremi
soğuk beyaz atımı gezdireceğim
soğuk havlamalarımla gezeceğim
kırmızı vadiden çilek
tırnak ağacından şeker
zonklayan daldan biber
toplayıp top yapacağım
yünle sarıp kareli taşlarla dolu sokaklarda gol atacağım
ellerine gelecekten beni getireceğim.
kocaman kavanozda çikolatayla
cetvelle dövülmüş ellerimle
saçlarını biledim güneşte
burnumla vernikledim
yollarımızı rengarenk yaptım
ama özrümü bulamadım...
şaftım bozulacak
senden bir özür dilesem 30 gün gece kutlayacak beyin hücrelerim
bir kısa ağaç yeşillense ne mutlu eder
zafer çığlıklarına hasret nefesim
seni terleyecek geceleri
sadece bir yol kalacak denemediğim
o hep öyle sessiz tasmasıyla elimde duracak
sabah kahvaltıları senli ama engelli olacak
içimde çalan müzik hep ağzıma gelecek ama dışarıya ket vuracak
kulaklarım fısıltılardan uzak yüksekli haberlerle dolacak
bundan 1 gün sonra ben daha inatçı olacağım zaman
ellerim daha keskin olacak
sözlerim daha inkar dolu
ben yine özürsüz olacağım |
ifrit kuşumu besleyeceğim
kuşku faremi
soğuk beyaz atımı gezdireceğim
soğuk havlamalarımla gezeceğim
kırmızı vadiden çilek
tırnak ağacından şeker
zonklayan daldan biber
toplayıp top yapacağım
yünle sarıp kareli taşlarla dolu sokaklarda gol atacağım
ellerine gelecekten beni getireceğim.
kocaman kavanozda çikolatayla
cetvelle dövülmüş ellerimle
saçlarını biledim güneşte
burnumla vernikledim
yollarımızı rengarenk yaptım
ama özrümü bulamadım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder