ihtimaller dahilindeydi katliam
tırnaklarımla koyduğum tuğlaları sinirlerimle yok etmek üzereydim
terasımda hala bir çimenlik istiyordum
elimde gazete sallananda sallanmaktan alı koyulamayan tüylerim pardon düşlerim vardı
çorbamda kahırlarım nasırlarım kulunçlarım vardı
birde tuz
paletle yüzmek ne güzeldi deniz gözlüğüyle onu denizde dikizlemek
dilimde kaynayan kazanın bedeli hayallerimi gerdi
duvarlarım geçmişimi deldi
bir de baktım o tekrar geldi
yemyeşil bir beyazlığın en arkasında bir su damlasının içinde el sallıyordu, sinirliydi
geç kalmışlığıma küfür yağdırıyordu aslında
unuma eleğime karışıyor senem ve dünyam oluyordu
bal kovanıma parmak sokuyor hayatıma gül atıyordu
siyah beyaz türk filminden çıkmış ayşecik ve ömercik taklitleriyle güldürüyordu beni
kah dumanlıydı kah sadeydi
ama hep tatlıydı
fındıklıydı
köşedeki marketten çikolata çalmaya giden eli hep boş dönen kepli ufaklıktı
doğrucuydu ama davutu sevmezdi
ensemi şaplaklayan sonra önümden kaçan hınzırdı...
ayakları nasırlı eli hasırlı gözleri kasvet dolu kadın
yakın onsuz geçen günü
satın vazolara konmuş gülleri
varın sona, varın tüme, varın bana
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder