21 Ağustos 2013 Çarşamba

günbatımı

karanlığın içinden bir yol geliyor
ateş böcekleri ellerimi tutuyor
bir göz bir saç teli bir kalp kırıklığı kırıntısı
ellerimdeki yaşlar gözlerime giriyor
ritim hareketleniyor
battaniyem üşüyor titriyor
ayaklarım durmak istemiyor
ilerden 32 yaşımdan sola döneceğim biraz daha ilerde ölümüm
gazete sayfaları suratlarına yapışmış ruhlar
gözlerinde aynı ses
aralarından geçerken batıyor tırnakları
ama tek yol sen tınısı beni yalnız bırakmıyor
güneş istiyor bedenim
arıyorum her noktayı
keşfedecek kadar zaman yok alarmın çalmasına
bir elma kafama düşmesi süresi kalan vakit
bir dolma sarma süresi
bir yalanın üzerime yapışma süresi
bir ülke parçalanması kadar kısa vakit
uzun olan insan zulümlerine yürüyorum
parmaklarımdan çıkan nehirlerde yeni boğulmalar görüyorum
göğsüm erkekçe durmuyor dünya kızıllığında
renkler dondu
doğru yol bu yöndü
en sevdiğim tatlı föndü
ve dünya her gece yeniden söndü
yüreğim sabah ışıklarında sana döndü
kurtuluş her insanın kendi
yapılacak en son şey ferdi
cümleten iyi sabahlar
cümleten iyi günler
cümleten cümlenize güzellikler
göğe bakın ve güzelliğinden bahsedin bugün
yarının ışıklarını içinizde hissedin
ayak parmaklarınızın hevesli yürüyüşlerini duyun
ve sevin
duyduğunuz dokunduğunuz işittiğinizi sevin
hislerinizin sizi götürdüğü yerin yemyeşil bir park olduğunu düşünün
o parkta salıncakta sallanan duygularınızı seyredin
sizi o kadar çok seviyor ki birileri onları bulun
kaydıraktan ufkunuza gelen ilahi ruha kucak açın
ellerinizi tüm sevecenliğinizle açın
şarkıların sizi ne kadar sevdiğini görün
ve arkanıza dönün
yukarıda toprak aşağıda gök
sona merhaba deyin
merhaba




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder