9 Şubat 2010 Salı
bıyıklarımdan kan damlıyor
zamlı düşlerim kol geziyor beynimde, tevkif ediyor tabularımı. Her derde deva gülüşüm bir kendine bulamadı çare. Kare aslıdır geometrinin ve hepte sorulur alanı...Alanımdan düştüm geçenlerde, "ya al ya git" dedi tezgahtar...Ya al ya git...ben her bir şeyimi bıraktım ve gittim densizce...gölge etmeden gittim. Yarı yolda fark ettim ki kan kokuyor bıyıklarım ve kanlı ellerim. Ellerime baktığımda güçsüzlüğümü yalnızlığımı acınmışlığımı gördüm. Falcı kadın ellerime dert yandı orta şekerli kahvesini uzatmadan sildi ellerimi. Anlattı anlattı ve ben her zaman olduğu gibi boşluk dinler gibi dinledim. Fok balığı demesiyle yüzümde minicik bir tebbessüm oluşması bir oldu, hoşuma gitti. Belki mutluluk için sebep yoktu ama ne biliyim korkmuştum işte...Ben bıyıklı kanımdan korkmuştum galiba....belkide çok ıraktaki bıyıklı karımdan...ah ah çekirdeksiz zamanlar oluşturmalı sanırım ben...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hakan Duran bunu beğendi... ;)
YanıtlaSil